27 Aralık 2012

Beni İzleyin Anacığım

Sağolun, her gün 25 - 30 kez ziyarete uğruyor bu blog. Ziyaretçi sayısı artıkça da daha bir yazasım geliyor. Ama merak ediyorum kim okuyor yazdıklarımı diye.


O yüzden Oya Başar'ın klişeleşimiş lafı ile bir ricam olacak. Mahremiyetinizi çok ihlal etmeyecekse, İzleyiciler kısmından kendinizi tanıtır mısınız?

Maksat, sizleri tanıyayım, bileyim... Kim bilir, belki daha da hoşunuza gidecek konular bulurum.

Şimdiden teşekkürler.

22 Aralık 2012

Teşekkürler Maya'lar (Olan Olduktan Sonra)

Bu konuyu çok uzattığımı düşünenlerden özür diliyorum ama beni tanıyanlar biliyorlar ki ben bu 21 Aralık 2012 geyiğini 2 senedir gündemde tutarım. En nihayet dünü de kazasız belasız atlattıktan sonra son birkaç şey söylemek istedim.

21 Aralık 2012 çok güzel bir gündü. Öyle ya da böyle insanlar arasında bir birliktelik sağladı bu kıyamet muhabbeti. Birlikte mesai yaptığım arkadaşlarımdan öğlen yemeği yediğimiz lokantadaki garsona, Facebook arkadaşlarımdan gazetelerin ana sayfalarına, Şirince'den Bugarach'a kadar milyonlarca insanın ortak noktası oldu kıyametin kopup kopmayacağı.

 
Hepsinin ortak noktası 21 Aralık 2012

Sosyal, asosyal medyaya malzeme yarattı. Belki biraz uzun, belki çok kısa hayatımızı düşündük. Sahip olduklarımızın değerini tarttık. Bir iki dostumuza, akrabamıza telefon etmemize, mesaj atmamıza, sataşmamıza vesile oldu.

Çünkü, öyle ya da böyle hepimizin içinde bir şey evrende bilimsel algılarımızın dışında bir gücün olduğunu biliyor ya da en azından sorguluyordu. Gözlemleyebildiğimiz evreni, dünyayı, insanı NASA yaratmamıştı; o yüzden onların "korkmayın" mesajları bir yere kadar anlam taşıyordu. Hayatın başlangıcını tam olarak açıklayabilmiş değiliz, bitişini de açıklayamadığımız bir güç sağlayabilir.

Dün birbiriyle "bayramlaşanlar" oldu. Bir inanışa göre insanlığın Altıncı Güneş Çağı başladı dün. Kendi ifadeleri ile "ruhsal aydınlanma, benliği keşfetme, kendimizi gerçekleştirme ve insanlık olarak farkında bir dünya yaratmanın zamanları" başlıyor. Umarım haklıdırlar.

Bu da başka bir bakış açısı. Bu konuları biraz deşesim var bu aralar.

Her ne olursa olsun dün, dünya güneşe en yakın konumu olan kış gündönümünü yaşadı. İnsanlığın en eski kutladığı günlerden biridir, diğer gündönümleri ile birlikte. Yer yüzünde var olmuş bütün inanç sistemlerinde bir şekilde yer alır bu günler.

Kimimiz gerçekten korktuk, kimimiz "olmaz öyle şey" dedik. İnandık, inanmadık ama bekledik 13:11'i, kafamızı kaldırıp bir baktık gökyüzüne.

Gelmedi korktuğumuz son.

Ama, bir gün gelmeyecek de değil.

Düşünürseniz aslında, her gün bir son, her gün bir başlangıç. Kıymetini bilmek lazım.

Sayelerinde dünyada düşünsel birliktelik sağlanan bir gün yaşandı. İşte bu yüzden, teşekkürler Maya'lar, ya da, her kimlerse.

17 Aralık 2012

Sizi Kitapsız'lar

Türkiye'de kitap okuma alışkanlığının düşüklüğü ile ilgili çeşitli yazılar var. Amerika'lı yılda ortalama 17 kitap okurken bir Türk 10 yılda bir kitap okuyormuş, filan. Rakamlarda abartı ve hata olabilir ama şu bir gerçek ki, evet, diğer ülkelere oranla daha az kitap okuyor Türk insanı.

Bizim metro/metrobüslerde pek görmediğimiz bir manzara. Öte yandan, Japon'lar,
hemen her konuda yaptıkları gibi bu işte de en uç noktada yaşıyorlar.

Yapılan ilginç saptamalardan biri ise elektronik kitap kültürü ile ilgili. Tablet ve e-kitap okuyucuların yaygınlaşması ile, Amerika Birleşik Devletleri'nde kitap okuma oranının %10'un üzerinde artış sağladığı gözlenmiş.

Bizde ise bunun pek bi faydasının olmayacağını tahmin etmişler sanırım. Geçtiğimiz haftalarda bando mızıka ile açılışı yapılan Türkiye iTunes Store bunun güzel bir örneği.

Müzik, film gibi sekmelere tıkladığınızda Türkçe pek çok içerik bulmanız mümkün satın almak için.

Müzik ve filmler bol miktarda.

Ama Türkçe bir tek e-kitap yok. Hani ne biliym, insan bi idefix'le filan bi anlaşma yapar da en azından o içeriği koyar diye düşünmüştüm ben.

Kitap okuyacaksanız en az bir yabancı dil bilmeniz şart. 

Anlayacağınız Amerika'lı, çoluğun çocuğun bile elinde iPhone ile gezdiği, Fatih projesi ile yüzbinlerce tabletin konuşulduğu Türkiye'den çıstak çıstak ve aksiyon dışında para kazanamayacağını görmüş. Yoksa, e-kitap işinden para kokusu alsa saniye durmazdı.

Bu arada, Türkçe'mizde "Seni Allah'sız, seni kitapsız" diye geçen sövme esnasında bahsedilen kitap, malumunuz Kur'an-ı Kerim'dir. Ne mutlu ki, kitaplar arasında olmasa da muhtelif Kur'an-ı Kerim uygulamaları bize sağlanmış durumda.

Çeşit çeşit Kur'an-ı Kerim seçeneklerimiz Uygulamalar sekmesinde mevcut.

Günün sonunda iTunes Store Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinden başarıyla geçerken, Edebiyat'tan 0'ı çekiyor. İngilizce'sine bi diyeceğimiz yok zaten.

Bu durumda meraklısı bizler "bookless" olmasak bile "kitapsız" olarak devam ediyoruz elektronik okuma hayatımıza.

15 Aralık 2012

Neden Dün Dünyanın Sonu Gelmedi?...???

NASA'nın 22 Aralık'ta yayınlamayı planladığı Why the World Didn't End Yesterday? (Neden Dün Dünyanın Sonu Gelmedi?) videosu internete sızdı. Video güya 21 Aralık'tan sonra "işte bakın, dünya yerinde duruyor" mesajı veriyor olacaktı.

Aşağıki fotoğrafı özümsedikten sonra hala seyretmek isterseniz...

Oysa dün, ABD, Connecticut'ta yaşanan bir okul katliamında 20'si çocuk, 26 kişi için dünya bitti. Katili de sayarsan 27.

 
Dünyanın dört bir tarafında, savaşlarda, cinayetlerde, hastalıktan, açlıktan, onbinlerce kişi için bitiyor dünya.

Bu mu dün sonu gelmemiş dünya?